Sinema Haberleri - Türk sineması 30 yıl sonra rekora koşuyor
Email Şifre

Türk sineması 30 yıl sonra rekora koşuyor



Dizilerle beraber çıkış gösteren yönetmen ve oyuncular, kazandıkları parayı sinemaya aktarmaya başladı. Geçen yıl vizyona giren
44 Türk filmi, tam 20 milyon 276 kişiyi salonlara çekti.

Eylül ayında başlayacak olan sinema sezonunda 30 yıl aradan sonra ilk kez bir sezonda tam 70 film kendine beyazperdede yer arayacak. Kimi film yüksek izleyiciye sahip salonlarda gösterilirken kimileriyse Beyoğlu’nun daha kişisel salonlarında seyirci ile buluşacak.

Geçtiğimiz yıl dizi izleyicisi yeniden Yeşilçam ile tanışmış ve bu sayede sinemanın gelişmesi sağlanmıştı. Yapımcılar, yönetmenler ve senaryo yazarları hayallerini artık cesurca sinemaya yansıtmaya başladı. Dizilerde çıkış gösteren oyuncuların kemik bir izleyici kitlesi yakalamış olması salonların dolmasındaki en büyük neden... Ülkenin her yeri set haline geldi ve 70’den fazla filmin çekimine başlandı. Çok fazla film olması sizi heyecanlandırmasın. Ülkemizdeki sinema salonu sayısı 70 filmi yayınlayacak kadar çok değil. İzleyicinin en çok tercih ettiği sinema salonlarının sahipleri, sinemaseverlerin bu yıl sadece Türk filmi ile yetinmeyeceğini söylüyor.

Sezonun açılmasıyla beraber Hollywood sinemasında da iddialı yapımlar ile karşılaşacağız. Cinebonus sinemalarının sahibi Muzaffer Yıldırım, yapımcıları “Filmlerinizin vizyon tarihini değiştirin” diyerek uyarıyor. Yapımcı olan Abdullah Oğuz ise vizyon bulacak olan bu kadar çok filmin izleyiciyi sinemadan soğutmasından korkuyor. Sinema salonlarında 18 Eylül’den Mart ayının sonuna kadar 52 filmin rezervasyonu yapılırken, 18 filme maalesef yer kalmadı. Geçen yıl 200 milyon doların üzerinde hasılat yapan Türk sinemasının bu sene ne kadar para kazandıracağı ise merakla bekleniyor.

Yaklaşık 32 film ise şimdiden vizyona hazır. Sinemacılar, bu yıl öne çıkan işsizlik, suç, vicdan azabı, aşk, aile dramları, yoksulluk, yalnızlık, iletişimsizlik, hastalık gibi temalarla, seyircinin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesini istiyor.


Muzaffer Yıldırım (Cinebonus Mars Sinemaları sahibi)
Gösterilen filmlerin çoğu batacak


Vizyona girecek olan filmler krize rağmen gişede başarı gösterebilecek mi?
Temmuz sonu rakamlarına göre Türk sineması yüzde 6 büyüme gösterdi. Krizin etkilemediği tek sektörlerden biri sinema.

Bu yıl da Türk filmleri gişede yabancı filmlere kıyasla daha mı baskın?
Yabancı sinemada da geçen yıla kıyasla bir yükselme görüyoruz. Kaliteli filmler vizyon bulmaya başladı.

Seyirci beyazperdede kimleri görmek istiyor?
Aslında hep aynı kişiler beyazperdede gişe yapıyor. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar, Ata Demirer, Uğur Yücel ve Şener Şen gibi... Bu yıl seyircinin özlediği Yılmaz Erdoğan ve Okan Bayülgen’i de göreceğiz.

Bu kadar çok filmin vizyon bulacağı bir senede yönetmen ve yapımcıların risk aldığını düşünüyor musunuz?
Aslına bakarsanız çoğu film batacak. Öyle garip tarihlerde yayınlamak istiyorlar ki filmlerini, yayınlayabilecekleri salon bulamayacaklar. Türkiye’deki en çok salon bana ait ama ben bile bunu söyleyebiliyorum. Salonlarda bir tek Türk filmi oynanmayacak ki; yabancı yapımlar da var. Göreceksiniz en fazla 9 film istediğini alırken diğerleri vizyon tarihleri yüzünden seyirci bile bulamayacak. Sezonu 12 aya yaymaları lazım. Ama borçları olduğundan filmlerin hemen onlara geri dönüş yapmalarını bekliyorlar. Gişe filmiyse Mayıs’ta sok vizyona, dört ay izleyici bulsun. Yapımcıların bu detayları düşünmesi lazım.

Hangi oyuncular ve sinema türler ön plana çıkacak?
Bir ara korku filmleri çok çekilmişti ama Türk korku filmleri gişe yapmaz. Komedi, aşk ve şehir hikâyeleri izleyici bulur. Issız Adam buna en büyük örnektir.

Filmlerin hikâyelerini kuvvetli mi yoksa çok mu sıradan?
Müthiş hikâyeler var. Bu kadar filmin arasından sağlam filmlerin çıkması lazım. Bazı filmler iyi olmasına rağmen maalesef izleyici bulamayacak.


Abdullah Oğuz (Yapımcı-Yönetmen)
Bu kadar çok film, izleyiciyi sinemadan soğutur


Yönetmen ve yapımcı Abdullah Oğuz bu yılki sinema sezonunda vizyon bulacak filmlerin hepsinin kendine göre izleyicisi olduğunu vurguluyor. Oğuz, Türk filmlerinin yoğunluyla ilgili “Bu sene nerdeyse her hafta bir veya iki Türk filmi vizyona girecek. Hiçbir dönemde bu kadar yoğun filmi vizyonda görmedik. Bence bu filmlerin yüzde 70’i sadece Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle yapılan filmler ve çok da gişeye yönelik filmler olmadığını düşünüyorum” diyerek konuya farklı bir boyut getiriyor. Seyirci salonlarda ikiye ayrılıyor. Abdullah Oğuz’a göre ilk grup hasılat kıran filmlerin izleyicisi. Bu kitle ona göre televizyon izleyicisi. Diğer grup ise “Türkiye’de 500 binin üzerine çıkmaz” dediği, iyi sinema izlemek için salonlara giden seyirci. Sinemaya ciddi paralar yatıran Oğuz’a göre romantik ve komedi filmlerinde genç kuşak oyuncuları dikkat çekecek. “Yapımcıların risk aldığını düşünüyor musunuz” sorusuna Oğuz, “Riski var tabii ki... Mutlaka seyirci açısından da bir doygunluk olacağı gibi, bu kadar filmin içinden çıkacak kötü filmlerin de seyirciyi sinemadan soğutma riski olacak” diyor.


Vizyona girecek iddialı yapımlar

Karanlıktakiler (2 Ekim 2009)
Çağan Irmak’ın imzasını taşıyan filmde Şebnem Dilligil, Rıza Akın, Merih Atalay, Durul Bazan, Savaş Akova, Pınar Töre, Gülriz Şirinyan, Hilal Özbay, Güner Özkul, Derya Alabora, Erdem Akakçe ve Meral Çetinkaya rol alıyor. 30’lu yaşlarını aşmasına rağmen annesi Gülseren ile birlikte yaşamak zorunda kalan Egemen’in hikâyesi anlatılıyor.

Kanal-İ-zasyon (23 Ekim 2009)
Okan Bayülgen’in beklenen filmi Alper Mestçi yönetmenliği ile vizyonda şansını deneyecek. Filmde bir televizyon kanalı olan Kanal-İ’de geçen olaylar ve komik televizyon programları yer alıyor.

Nefes (29 Ekim 2009)
Nefes, Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir bölgede bulunan bir röle istasyonunu korumak üzere görevlendirilen, bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikâyesini anlatıyor. Bir süredir ilgi çekici fragmanıyla gündemde olan yapım, yönetmen Levent Semerci’nin imzasını taşıyor.

Aşk Geliyorum Demez (6 Kasım 2009)
Bergüzar Korel ve Tolgahan Sayışman’ın başrolünü paylaştığı, Murat Şeker’in yönettiği vasat bir aşk komedisi olarak izleyiciyi bekliyor olacak.

Kıskanmak (6 Kasım 2009)
1930’lu yılların Zonguldak’ında geçen filmde kendini çirkin algılayan bir kadının kıskanma duygularını anlatıyor. Zeki Demirkubuz imzası yaşayan filmin başrollerinde Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç ve Nergis Öztürk yer alıyor.

Kurtlar Vadisi Gladio (20 Kasım 2009)
Sadullah Şentürk’ün yönettiği, Musa Uzunlar’ın tek başına başrol canlandırdığı film Türkiye’nin üstü kapalı kalmış gerçeklerini anlatıyor.

7 Kocalı Hürmüz (20 Kasım 2009)
Ezel Akay’ın yönettiği Gürsel Korat’ın senaryolaştırdığı filmin başrolleri oldukça iddialı... Nurgül Yeşilçay, Gülse Birsel, Haluk Bilginer, Erkan Can, Memet Ali Alabora, Sarp Apak, Cengiz Küçükayvaz, Öner Erkan, Cem Karakaya, Ezel Akay, Müjdat Gezen, Erol Günaydın, Zihni Göktay, Halit Akçatepe, Betül Arım yer alıyor.

Neşeli Hayat (27 Kasım 2009)
Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği filmde; Erdoğan, başrolü Büşra Pekin ile üstleniyor. BKM-Mutfak Oyuncuları’nın kamera karşısına geçtiği film, yaşamını güzelleştirmek için çaba sarf eden Rıza’nın yaşadıklarını konu alıyor.

Gecenin Kanatları (11 Aralık 2009)
Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazdığı filmin yönetmeni Serdar Akar. Bir canlı bombanın öyküsünü anlatan filmin başrollerinde Yavuz Bingöl, Beren Saat ve Murat Ünalmış yer alıyor.

Acı Aşk (18 Aralık 2009)
Yerli “Barcelona Barcelona”, iddialı gibi dursada sıradan uyarlama filmlerden olmadığını gösterip kendine izleyici bulabilecek mi? Cansu Dere, Songül Öden, Ezgi Asaroğlu’nun aşık olduğu adam ise Halit Ergenç’in başrolleri paylaştığı film kadın-erkek ilişkilerini anlatıyor.

Yahşi Batı (8 Ocak 2010)
1800’lü yılların sonunda iki Osmanlı’nın dönemin padişahı tarafından gönderildikleri Amerika görevi sırasında başlarına gelen olayların anlatıldığı “Western türündeki” komedi filmi. Senaryosunu Cem Yılmaz’ın yazdığı, Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği filmde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Demet Evgar, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Dilek Çelebi, Ferdi Sancar, Mazlum Çimen, Tuncay Özinel, Cansu Dere ve Uğur Polat rol alıyor.

Ejder Kapanı (22 Ocak 2010)
Senaryosunu Kubilay Tat’ın yazdığı filmin yönetmeni Uğur Yücel. Polisiye-gerilim tarzındaki filmde, Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Ceyda Düvenci ve Berrak Tüzünataç rol alıyor.

Eyvah Eyvah (29 Ocak 2010)
Komedi türündeki filmin başrolünü Demet Akbağ ile Ata Demirer üstleniyor. Filmde klarnetçi Hüseyin’in sağlık ocağında görevli hemşire Müjgan ile aşkı anlatılıyor.

Recep İvedik 3
(12 Şubat 2010)
Türk sinema tarihinin en çok izlenen filminin konusu daha açıklanmadı. Recep İvedik 3 , Şubat ayında gösterime girecek.



Son Sinema Haberleri

Eşik
()
Gösterim Tarihi : 16.06.2017
Türler : Dram
Yönetmen : Ayhan Salar, Erkan Tahhuşoğlu
Gençlik Başımda Duman
(Hjartasteinn)
Gösterim Tarihi : 16.06.2017
Türler : Dram, Romantik
Yönetmen : Guðmundur Arnar Guðmundsson
Gösterim Tarihi : 16.06.2017
Türler : Komedi
Yönetmen : Ahmet Kapucu